İnsanlar hayatları boyunca birçok zorlukla karşılaşıp bunların üstesinden gelmeye çalışırlar.
Bunları gerek tek başlarına gerekse dayanışma ile çözerler.Kimileride vardır ki tam pes edip göçüp gitmeyi planlarken önlerinde parlayan yıldızlar çıkıverir.Son atacakları adımın altına bir merdiven koyup onları geri çevirirler.
İşte bu önlerine açılan şans kapısı vakıflar.Belkide hayatlarında bir dönüm
noktası oluyor o insanların.Çünkü onlara el uzatıp başka bir dünya oluşturuyorlar.Dayanışma var onlada barış,sevgi,umut var. Bu umutlar aslında bizleriz,biz insanlar.Bizim el ele vermemizle onlar kurtuluyor.Bizim onlara yardım etmemizle yükseliyorlar.
Toprağa atılıp yeşermeye bırakılan bir tomurcuk içinde kin besleyip,bunalım yaşayan insanları bile güzelleştirip hayata bağlılığı,yaşama sevincini aşılıyor onlara.Hep beraberlik üç renktir aslında.Karamsar baygın olan sarılara,Umut sevgi veren kırmızı el verirse,huzuru orataya koyup kalkındıran mavi geliverir orada.Bizlerde kırmızılar gibi umut,Sevgi verenler olmalıyız şimdi.Çevremizdekileride mavi görüp gurur duymalıyız birbirimizle.
Ama böyle kolay anlatmaktan ziyade her şeyin birlik beraberlikten doğduğunu unutmamak gerekir.Önümüzde yanan mum nasıl eriyip gidiyorsa hayatta tıpkı bir mum gibidir.Şimdi o mumu üfleyip söndürmeyliyiz.Kendimizi ışık kaynağı olarak görmeliyiz.
Belki tutupta etrafı aydınlatamayız ama her insanın yüreğinde yatan o güzelliği yetiştirip dünyaya kazandırabiliriz.Haydi şimdi hep beraber el ele verip aydınlanmayı bekleyen o güzelliklerin güneşi olup hayata bir mavi daha kazandıralım.Evrendeki güneş nasıl etrafı aydınlatıp,ısıtıyorsa bizde yürekleri ısıtıp aydınlatalım.
Dünyayı Sönük Işıksız Bırakmayalım..!GÜNEŞ OLMAK Dileğiyle...