Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Ekibi Hakkımızda Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Site Haritası Site Haritası Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Web Mail Gönder Bize Yazın
Ana Sayfa | Yazarlarımız | Sitene Edebiyat Dergisi Ekle | Makaleler | Fıkralar | Şiirler | Şiir Videoları İzle | Yazarlık Başvurusu | Forum
Atatürk İçin 19 Sayısının Önemi! Tarih:03.05.2012 VADANDAŞ İKDİDARINI SEÇERKEN Tarih:29.04.2012 Yazarlık Başvurusu Yapan Üyelerin Dikkatine Tarih:01.05.2011 Tüm Üyelerimizin Dikkatine Tarih:27.07.2010 "Şıklar Arasındaki Aşk" Yazarımız Tolga KAYASU' nun kitabı çıkmıştır. Tarih:17.03.2010
Kalemin Gölgesi FaceBook Katıl
Üye Giriş Paneli
 
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum

Hızlı Menü

Diğer Bağlantılar

En Çok Okunan Makaleler

En Çok Okunan Şiirler

En Çok Okunan Fıkralar

En Çok Okunan Hikayeler

Mayıs Ayı Belirli Günleri

 

En Çok İndirilen Slaytlar

Kitap Özetleri

Ödevler

İstatistikler

  • IP:38.107.179.240
  • Bugün:63
  • Geçen Gün:581
  • Toplam:112803

Kitap Tavsiyeleri

Edebi Bir Şahsiyet


William Butler Yeats
1865 - 1939
Hayatı için tıklayınız.
 

Forumda Son Durum

 
Cennet Tüm Annelerin Ayağının Altında mı?

Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Cennet Tüm Annelerin Ayağının Altında mı?

E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş
Türk toplumunda aile çok önemli, korunması gerekli bir değerdir. Ancak pek çok toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da çarpık ahlak yapısına sahip olan ve kendi ile beraber çocuklarını da bu gayri ahlaki yaşantıya sürükleyen aileler çoktur. Elbette çocukları, sırf anne babaları olduğu için, İslam'i ölçülerde yaşamayan ailelerine itaat etmek zorunda değildir.

Cezaevleri adam öldürmüş, dolandırıcılık ya da fuhuş yapmış anne ve babalarla doludur. Kimse bu kişilerin evlatlarının, sırf ailesi olduğu için anne ve babaları ile aynı hayatı yaşamaları gerektiğini idda edemez. Ayrıca toplumumuzda yaygın olan 'kimse evladının kötülüğünü istemez' görüşü de gerçek dışıdır. Zira sokaklarda dilendirmek için doğurulan ve daha bebek olduğu halde buz gibi havalarda dahi acımasızca sömürülen çocukların anne babaları için, 'evlatlarının iyiliği için uğraşıyorlar' cümlesi elbette kullanılamaz. Aynı şekilde ülkemizin belli kesimlerinde hala devam eden töre cinayetleri de bunun örneklerinden biridir. Kızını para makinesi görüp onu şarkıcı ya da oyuncu olması için kapı kapı gezdiren ve sonra da zengin biri ile evlendirip rahata kavuşmanın planlarını yapan anne de çocuğunu düşünen, cennetin ayaklarının altında olması gereken annelerden değildir elbette.

'Anne ve baba hata yapmaz', 'tüm anneler çocuklarının iyiliğini ister', dolayısıyla 'anne ve babaya itaat etmek ve her dediklerini yapmak gerekir' cümleleri Kuran ayetlerine uymamaktadır. Zira anne ve baba Kuran'a iman eder, İslam ahlakı ile yaşar ve Kuran'la hükmederse güvenilirdir. Ve ancak bu koşulda anne ve babaya itaat edilir. Kuran ahlakı ile yaşayan aile elbette evladının dünyası ile beraber öncelikli olarak ahiretini düşünerek hareket eder. Evlatlarının Allah rızasına uygun yaşaması için çaba gösterir. Cennet, iman eden mümin annelerin ayaklarının altındadır. (İnşaAllah)

Evlatlar ailelerin tapulu malı değildir. Allah'ın onlara birer emanetidir. Her evlat bir birey olarak kendi kararlarını vermekte özgürdür. Anne ve baba çocuğunu, zorlama ve baskı yapmadan dini yaşamaya teşvik etmelidir. Ancak bazen tam tersi olur ve ailesi din ahlakı ile yaşamadığı halde evlatları Kuran ahlakı ile yaşamayı seçebilir. İşte bu durumda çocuklarının, müslümanlığın gereklerini yaşamasından rahatsız olan aileler çıkabilir. Kuran kıssalarına bakıldığında, geçmişte yaşayan müminlerin de başına gelen bir olaydır bu. Adetullah gereği, İslam ahlakının gereklerini tam yapmaya niyet eden çocuklara engel olmak isteyen aileler mutlaka vardır. Onlara göre kendileri de müslümandır, kendileri gibi namaz kılıp oruç tutulsa yeterlidir ve aşırıya kaçmamak gerekir. Oysa Allah razı olacağı ve cennetle müjdelediği kullarının, Kuran'ın bazı hükümlerine değil bütün hükümlerine uyan müminler olduğunuı haber vermiştir. Yani sadece namaz kılıp oruç tutmak, zekat verip kimsenin hakkını yememek Allah'ı razı etmek için yeterli değildir. (Allah en doğrusunu bilir)

"Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." (Kehf Suresi, 104)

Bu tavır içinde olan aileler, çocuklarının Kuran okuyup ibadet etmek ve Allah yolunda çabalayıp gençliğini 'haşa' heba etmek yerine; bir an önce evlenip çoluk çocuğa kavuşması, çok para kazanması gibi dünyevi çıkarları gözetmesini ister. Onlara göre, Allah'ın Kuran'da emrettiği üzere ihtiyaçtan arta kalanı infak etmek 'haşa' aptallıktır. Kendileri imanı tam kavrayamadıkları için, Allah'ın infak ettiğinizde artırırım ayetini görmezden gelir ve tevekkülden bi haber yaşarlar. Sürekli yaşadıkları gelecek korkusunu çocuklarına da aşılamaya çalışırlar. İşte bu durumla karşı karşıya kalındığında, ailesi kişiyi Allah yolunda mücadeleden alıkoymaya ve dünyayı yaşamaya teşvik ettiğinde o anne ve babaya itaat edilmez. Bu durumdaki çocuğu ailesine itaat etmesi için zorlayan kişiler de ahlaksızdır ve zalimdir.

Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi Bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın) da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve Bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, böylece Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. (Lokman Suresi, 15)

Kehf ehli gençler ailelerinden, İslam'ı yaşamak için kopup ayrılmışlardır. Hz. İbrahim babasından İslam'ı yaşamak için ayrılmıştır. Pek çok sahabe, İslam'ı yaşamak uğruna ailelerinden kopup Hz. Muhammed (sav)'in yanında yer almıştır. O dönemin müşrik ve münafıkları çocuklarının büyülenmiş olduğunu, dönemin elçilerinin evlatlarını onlardan kopardığını iddia etmişlerdir. Bu replikleri 'Çağrı' filminden de hatırlayabilirsiniz.

İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır. Hani kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah'ın dışında taptıklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkar ettik. Sizinle aramızda, siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir."...(Mümtehine Suresi, 4)

Hz. Nuh Allah'ın emri ile yapmış olduğu gemiye bindiğinde, inkarcı oğlu geminin dışında kalınca Allah Dedi ki: "Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş (yapmıştır). Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Gerçekten Ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum." (Hud Suresi, 46)

Sonuç itibarı ile aileye, çocuğunun ahiretini düşünerek Kuran'la hükmettiğinde itaat edilir. Allah yolunda yaşaması konusunda çocuğuna engel olmaya çalışan aileye itaat edilmez. Gerekirse Hz. İbrahim gibi, Kehf ehli gibi, pek çok sahabe gibi onlardan ayrılmak gerekebilir. Allah Hz. Nuh'a kafir olan oğlu için, 'kesinlikle o senin ailenden değildir' buyurmuştur. 'Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?... (Bakara Suresi, 214) ayeti gereği, geçmişteki müminlerin aileleri ile yaşadıkları bu zorlukları yaşayan müminler yine olacaktır. Bu Allah'ın sünnetidir.

İbrahim Akın

Yazar: İbrahim Akın

368 kez okundu.


Tavsiye Et

Yazarımızın Diğer Yazıları...   

İlgili Yorumlar...    Yorum Yaz

Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız.


Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Yazar Üyeler İçin Kullanım Klavuzu

Google da Arama

Yazarlarımız ( ... )

Yzr Akın AKINCI
" Gençliğin Sonu Mu Ne ? "
Abdulkadir NİRİBÎ
" Allahü Teâlâyı Bilirmisin? "
Adnan DENİZ
" Gelecekteki Yalnızlık... "
ALP AKÇA
" Acı Bana "
Altuğ Öztürk
" Gerçek İnanç "
Arif ÖZDEMİR
" Dil ve Kültür Üzerine "
Arzu Koçaklı
" bir nefeste ölmek "
ASLIHAN ÇAĞLAN
" Annem "
Ayhan Yalçın
" Hüzn-ü Gûlizârım "
ayse ceylan
" Bekleyen Bir Yürek "
Ayşe Mine Tuna
" Her Duygu Sen "
ayşe nur sal
" Yakılan Yüreklere "
ayşegül aşkım karagöz
" ___Lirik Kuşlar ___ "
Ayşenur DEMİRCİ
" Sahi Nasıl Sevdim "
BARIŞ GÖKSÜ
" AŞK GİRDABI "
Bekir ÇAĞLAYAN
" Bizler "
Beyhan AYDOĞAN
" AH YÜREĞİMİN SEGAH MAKAMI "
Bilal YILMAZ
" YERYÜZÜNDE HUZUR "
Blue Bird
" Mavi Kuş "
Dilaver AYYILDIZ
" ÜRKEK BİR KÖY ÇOCUĞU "
Emin KEVEN
" Kalemin Gücü "
Emine GÖÇER
" Dünya Küçüldü "
Emre Atasoy
" Mutluluk Diyeti [Kalemimden] "
Erdi İPEK
" Kandın Damarım da ve Kanadım! "
Fatih Bar
" Bilgi "
Fatma Türkdoğan
" Dostluk ve Muhabbetle "
Ferdi AKBAŞ
" Bilmiyorum "
gelincik göçmen
" Bir Tek Gülüşüydü Beni Dünyanın En Mutlu İnsanı Yapan,Ben Gülüşü Kaybettim. "
gülseri yavuz
" İşi Bilmek "
Hüzün Çiçeği
" Aklınızı mı Yoksa Kalbinizi mi Didikletirsiniz? "
İbrahim Akın
" Kadrolu Din Adamı Olunmaz "
İsmail Türkdoğan
" Falcı "
Jale Nur Turgut
" Yaşamak, Tırmanmaktır "
Kadir YATAĞAN
" BİR DESTANDIR ÇANAKKALE "
mehmet burhan
" Türkler Transformers'ı Çekmiş Olsaydı "
Mehmet ÖZKAN
" İksir "
mehmetreşat kaya
" Ölüme Biz Aşkı Yazdık "
Merve Şener.
" 92'nin Çocukları "
Meryem Arslan
" Zaten Yoktular(Şairden İlhamla) "
Meryem Tuna
Metin Çölaşan
" Eski Asfalt "
Metin YALÇIN
" Kırgın "
Muhammed KAYA
" Anlamak "
Mustafa ÇAVUŞOĞLU
" Vatan Sevgili Asker "
Nuray Kaçan
" Sevdiceğim "
Nurten KARAKAŞ
" HAYATA BİR FARKLI BAKIŞ "
Orhan Bozgan
" A'na İsyan "
Öznur UÇAN
" Yağmur "
Ramazan AKINCI
" Gecenin Izdırabı "
Recep Akıl
" İLGİLİSİNE "
Refik Mert UYKUSEVEN
" Atatürk İçin 19 Sayısının Önemi! "
Semra BİLGİN
" Basık Gök "
Serdal Akyazı
" Aşk... "
Serpil GÖKYOKUŞ
" Hayatın renkleri "
Sibel Kaya
" Geçmiş Zaman Erkeği "
Sinan KARAKAŞ
" Emeklileri Mahkemeye Yollamayın "
Suheyl Okur
" Nefis "
süleyman dervişoğlu
" Çılgın aşk "
Sümeyye KILINÇ
" Başlıksız "
şuheda karagöz
" 'Ve' ile bir düşünce "
TALİP ADIYAMAN
" Ana Dilde Okuma "
Tolga KAYASU
" Eğitim Şart "
Tolga POLAT
" Bilmediğin İnsanların Ellerindeki Neşter "
Tuğba GİRGİN
" HASRET "
Yaren Jale Engin
" Aşk "
Yılmaz Barıtlı
" Haliç'te Akşamın Kızıllığı "
Zeynep Reyhan
" Çalmadan Gir İçeri . . "
Zeynep ULUER
" Yenilmeyen "
Ziya Karakoyun
" Yaşamaktı Günü Dünü Unutana "
Yazarlık Başvurusu

Site İçi Detaylı Arama

Dost Linkler

En Son Giriş Yapan Üyeler

     

    Edebiyat Takvimi

    (Tümü...)