|
|
|
Hızlı Menü |
|
|
Diğer Bağlantılar |
|
En Çok Okunan Makaleler
|
|
|
|
En Çok Okunan Şiirler
|
|
|
|
En Çok Okunan Fıkralar
|
|
|
|
En Çok Okunan Hikayeler
|
|
|
|
Mayıs Ayı Belirli
Günleri
|
|
|
| |
En Çok İndirilen Slaytlar |
|
|
|
Kitap Özetleri
|
|
|
|
Ödevler
|
|
|
|
|
İstatistikler
|
- IP:38.107.179.243
- Bugün:21
- Geçen Gün:581
- Toplam:112761
|
Kitap Tavsiyeleri
|
|
|
Edebi Bir Şahsiyet
|
|
|
|
|
Forumda Son Durum
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Farklı Bir Bakış Açısıyla "Değer" Yargılarımız |
|

Olayları değerlendirmede çoğu zaman hata ederiz. Tek taraflı düşünme yöntemimiz bizi hep hata yapmaya sürükler.Empati denilen kavram sayesinde kendimizi karşıdaki insanın yerine koymamızı sağlar. Ancak hiçbir zaman onun yerinde olmadığımızdan onu anlayamayız.
Bir arkadaşımızın annesi, babası veya bir yakınımızın başına bir şey geldiğinde “takma kafana bunlarda geçer” şeklinde teselliler veririz. Teselli insanın ihtiyaç duyduğu mekanizmadır. Bazen onun sayesinde bir çok yanlış şeylerden( intihar, kendini toplumdan soyutlama vb.) kişiler kurtulabilir. Ancak bazen de saçma bir fikirden başka bir şey olamaz. Kendimizi ele alacak olursak, bir çoğumuz lise veya üniversite hayatında aşk denilen şeyi yaşamıştır. Ve bu aşk sürecinde birçok sıkıntıdan geçmiş hatta ayrılmışızdır. Bu durum bizi üzüp hayatımızı toz duman içerisine katmıştır. Yardımcı olmak isteyen annemiz, babamız veya en yakın arkadaşlarımız, “takma kafana gençlikte olur böyle şeyler, hem sana kız mı yok veya erkek mi yok” derken biz içimizden ona, “sen ne anlarsın ki aşktan, hiç aşık oldun mu sen” diyerek böyle cümlelerle kendimizi avutmaya çalışırız.
Bakış açısı insanı hayati tehlikeler yapmaktan çoğu zaman kurtarmıştır. Klasik olarak bakış açısı; “gözün baktığı yeri görmesi” anlamına gelir. Yani siz nereden bakarsanız orayı görürsünüz. Lisede matematik hocamız bize soruları çözerken şöyle derdi; “bakarsanız bağ olur, bakmazsanız göremezsiniz!”. Aklınıza bildiğiniz en yüksek ve en alçak binayı getirin. Alçak olan binadan baktığınızda sadece “önüne geçmemiş” binalara kadar olan kısmı görürsünüz. Bir manzara söz konusu değildir. Ve en yüksek binadan baktığınızda bütün şehrin ayaklarınızın altında olduğunu görürsünüz. İnsan hayatında da bu böyledir. İnsanın yaşı büyüdükçe olgunluğa erişir, olgunluğa eriştikçe olaylara bakış açısı değişir.
Herkesin annesiyle veya babasıyla atışmaları olmuştur az çok. Özellikle bu ergenlik dönemlerindeyse daha bir değişiktir. Size göre siz, annenize göre o haklıdır. Bencillik ön plana çıkmıştır. Kamerayı karşıya aldığınızda hatanın kimde olduğu ortaya çıkmış olacaktır. Siz sevgilinizden ayrılmışsınızdır, annenizde “boş ver zaten işe yaramazın tekiydi” demiştir. Ve siz duygusal yanınızın ağır basmasıyla annenize bağırmaya başlamışsınızdır.
Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak alışmak, hatanın sizde olduğunu bilip de kabullenmek epeyce zor olacaktır. Buda sizin kişiliğinizin göstergesini yansıtmaktadır.
Hâkimlerin yerine kendinizi koyun. Karşısındaki sanık sıfatıyla yargılananında kendiniz olduğunu düşünün. Birine haksızlık yaptınız veya biriyle kavga ettiniz ve karşıdaki şahıs yaralandı. Suçlusunuz, aynı zamanda hâkimsiniz. Kendinize adil bir hakim olarak hangi cezayı uygun görürdünüz? İşte adalet ve olaylara başka bir açıdan bakmanızın değerlendirmesidir sonuç. Aynı suçu bir başkası yapmış olsaydı hangi cezayı verirdiniz? Sonuçlar muhtemelen ilk önce farklı sonra aynı olacaktır bazılarımız için. Bunun içindir ki hâkimler iki tarafı da dinleyip şahitlerinde sözlerini aldıktan sonra karar verirler.
Bir kişi hata ettiğinde onu rencide etmeden vermektir ders. Ona hatasını güzel sözlerle bağırmadan öğretendir hoca. Karşınızdaki kişiyle konuşurken kendinizi her zaman onun yerine koyarak bileyin sözlerinizi. Unutmayın sözlerinizdir sizi yükselten ve alçaltan.
“alanınızda zirveye ulaştığınızda dengenizi iyi sağlayın. Oradan yavaşça inmek varken çakılmakta vardır..”
Mehmet Burhan
08.03.2011
Yazar: mehmet burhan
269 kez okundu.
Tavsiye Et
|
|
Yazarımızın Diğer Yazıları...
|
|
|
|
|
|
Google da Arama33> |
|
|
|
|
|
|
|