|
|
|
Hızlı Menü |
|
|
Diğer Bağlantılar |
|
En Çok Okunan Makaleler
|
|
|
|
En Çok Okunan Şiirler
|
|
|
|
En Çok Okunan Fıkralar
|
|
|
|
En Çok Okunan Hikayeler
|
|
|
|
Mayıs Ayı Belirli
Günleri
|
|
|
| |
En Çok İndirilen Slaytlar |
|
|
|
Kitap Özetleri
|
|
|
|
Ödevler
|
|
|
|
|
İstatistikler
|
- IP:38.107.179.243
- Bugün:85
- Geçen Gün:577
- Toplam:112092
|
Kitap Tavsiyeleri
|
|
|
Edebi Bir Şahsiyet
|
|
|
|
|
Forumda Son Durum
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ferhat'ı Şirin ağlatır,Şirin'i aşkı inletir |
|

$0Buz tutuyor ellerimin soğuğa yaklaşan tarafı,” NeredesinLeyla gözlü dilber?”, bir kere daha sarılmak için ömür verirdim sana, ömürolmak adına. Bir aşk hikâyesinin bitmeyecek zamanından sesleniyorum,kulaklarımda çınlayan sesin aklımı yar etti, varılmayana. Yâd ellere senincanından parçaları yazdım, aşkına bir kere daha eşkıyayım şirin adlı güzel.
Tarihin aşka dayanan zamanlarında, elleriyle işlediğiher metaya canından can katan Ferhat adındaki nakkaşın, Perslerin vatanındadeğmediği köşk ve saray yokmuş. Her dokunduğu yere, adını işler gibi işlermişsanatını. Sanatın Helenistik tasvirli zamandan etkilendiği yıllar da, Ferhat’ınişlediği figürler inancının varlığıyla dirilir ve kalplere kadar yol alırmış.
“Güneşever ellerini, aşkın sarı saçlı çocuğu
Gözlerinemaziye çalan bakışlarına can veririm.
Üşümesinyüreğin benim olmadığım sayfalarda
Birkelamlık sözünde, ısınmak niyetine.”AYSUN GÜL
Ferhat’ın nakkaşlığındaki ustalık, yakın civarda herkestarafından bilinirmiş. Bir gün Banu Sultan, çok sevdiği kız kardeşi Şirin’e birköşk yaptırmış. Ve nakış işlerini de yapması için nakkaşların hanını çağırmış.Bir telâşe koşar adım köşkte neler yapabileceğini düşünen Ferhat, köşk kapısındananiden giren, şirin yüzlü aşkını görmüş. Nutku tutulmuş, soluğu kesilmiş, nediyeceğini ve ne yapacağını şaşırmış.
Artık Ferhat durmak bilmeyen bir hisle, köşkün herköşesine Şirin’e dair olan duygularının vurgusuyla, vurmuşta vurmuşnakkeşeliğini. Şirin’in de gönlü kaymış, bu el yordamıyla cansızlığa can katanbu yiğide. Aşklarında ki alamet gitgide, akıl almaz bir seviyeye varmış. Bununfarkına varan Banu sultan, önce Ferhat’ı kardeşine layık görmemiş, ama sonradanfark etmiş ki! oda Ferhat’a aşık olmuş, ansızın.
“Ölümandını okuyor, aşkın kollarında
Maşukunkorkusu makber duasında
Gelemeyensevgiliye kül rengi ağıtlarla
Gidemedenhüzünlenen güz sevişlerine sarılmak.” AYSUN GÜL
Kalbinde ki bu bölünmeler onu öylesine hırslandırmış ki,çok sevdiği kız kardeşi bile gözünden düşmüş artık. Yüreğindeki ezikliği atmakiçin, Ferhat’ı köşkten yollamış. Aman vermeyen acıların kine dönüştüğüzamanlara, inat edercesine içinde yaşadıklarına dur diyemeden, girmiş ikisevgilinin arasına.
Banu sultan kız kardeşinden daha güzel, akıllı vekudretli bir kadınmış. Neden ben değil de o? diye düşündüğü geceler de Banu Sultan’ıntek aklına getiremediği, aşk kalpten gelir ve kalpte dirilir şiarıydı.
Ferhat büyük bir cesaretle köşkten ayrıldıktan sonra,düştüğü kara sevdanın çıkmazları içinde aile büyüklerini Banu Sultan’ın sarayınagöndermiş. Ama Banu Sultan saraya gelen heyeti akıllı bir şekilde kovmuş, neyeuğradığını anlamayan görücüler Şirin’i de görünce Ferhat’a kızgın bir şekilde,ayrılmışlar saraydan. Ferhat’ın bağrı yanık kapılarda bekleyişi içler acısıymıştabi.
Heyetin geldiği gören Ferhat sevinerek ayaklanır, lakinçehrelerindeki kızgınlık ve öfke karşısında dona kalır. Görücü gidenler Banu Sultan’ınonları kovduğunu ve Şirin’i vermediğini söylerler. Ferhat’ın içindeki Ferhat,taşmaz mı? bir kere daha. Yanmaz mı? bin defa cana. Ama görücülerden biri, sen Şirin Şirin diyeağladığın delirdiğin kızı da gördük, kovulmaktan çok kızın güzel olmayışızorumuza gitti.
“Darbelerkanıyor, bedeninde fersizliğin
Çığlıkçığlığa dudaklardaki tutkusuzluk
Cansızve ama bakışlara sarılan sevişmeyen düşler
Aralıksızarsızlıkla soluksuz yaşıyor.” AYSUN GÜL
Ferhat söylenenler karşısında dizlerin üzerine çökerek,“siz bir de ona Ferhat’ın gözüyle bakın” diye feryat etti, yüreğinden. Bir günsonrası köşkün kapısına dayandı deli aşık ve istedi tekrar Banu Sultan’danŞirin’i. Banu Sultan aşıkın inadını anlayınca, işi yokuşa sürmek için Ferhat’ı Şahinkayadenilen bir tepeden, şehre su getirirsen veririm diyerek başından savdı.
Ama delikanlı koşar adım yola koyuldu ve çıktıŞahinkaya tepesine. Vurdu da vurdu dağlara iletti sevdasını. Şirin diye diyeelleriyle işledi taşları. Taşlar bile yürek ağıtları karşısında, kendiliğindenufalandılar. Banu Sultan’ın yumuşamayan yüreğine inat edercesine yarıldılarbüsbütün.
“Saçlarınınher telinde sevgiden sayfalar
Açıldıkçakapanan, kapandıkça ağlayan
Dokundukçatitreyen
Titredikçeokunan tarihin,
Yazılı kitabeleridir, saçlarında asılan.”AYSUN GÜL
Dağlar gelen su, şehre inmeye başlayınca Meymene Hatunkız elden gidecek korkusuyla, bir büyücüsü çağırtır gizlice. Kadına git Ferhat’ıbul der. Kadın yola çıkar, dağdan gelen suyun sesini takip ederek Ferhat’ınyanına kadar gelir. “Delikanlı ne boşuna inletirsin bu dağları der, senin şirinöldü ve bende sana helvasını getirdim der.” Ferhat önce duymaz bu söylenenleri,ama büyücü kadın tekrar tekrar söyler artık dayanamaz ve elindeki külüngünüfırlatır havaya, havadan yere inen külün Ferhat’ın başına iner ve Şirin diyecan verir Ferhat..
Ferhat’ın dağları inleten Şirin sesleriyle, sevgilisinekoşar Şirin’i ama onun cansız bedenini görünce yığılır birden, olduğu yere.Sonra bu acıya dayanamayacağını anlayınca, atar kendini kayalıklardan aşağıya.İki sevgiliyi ayıran dağlar, şehri suya kavuşturur o anlarda.
Cansız bedenlerini dağda bulan köylü, yan yana gömeronları. Her sene bu iki mezarın üzerinde gül bitermiş, ama onları ayıran dikenliçiçek eksik olmazmış ortalarından.
“Gülden ala gül sen bana
Gül dedikçetitriyorum, içimde bir gülden yare
Gül söylenirdane dane, bakar kalır candan pare
Gül koklanıraşktan bade, akar kalır yardan yar’e”AYSUN GÜL
SELAM VE DUAİLE
Yazar: Hüzün Çiçeği
998 kez okundu.
Tavsiye Et
|
|
Yazarımızın Diğer Yazıları...
|
|
|
|
|
|
Google da Arama33> |
|
|
|
|
|
|
|