Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Ekibi Hakkımızda Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Site Haritası Site Haritası Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Web Mail Gönder Bize Yazın
Ana Sayfa | Yazarlarımız | Sitene Edebiyat Dergisi Ekle | Makaleler | Fıkralar | Şiirler | Şiir Videoları İzle | Yazarlık Başvurusu | Forum
Atatürk İçin 19 Sayısının Önemi! Tarih:03.05.2012 VADANDAŞ İKDİDARINI SEÇERKEN Tarih:29.04.2012 Yazarlık Başvurusu Yapan Üyelerin Dikkatine Tarih:01.05.2011 Tüm Üyelerimizin Dikkatine Tarih:27.07.2010 "Şıklar Arasındaki Aşk" Yazarımız Tolga KAYASU' nun kitabı çıkmıştır. Tarih:17.03.2010
Kalemin Gölgesi FaceBook Katıl
Üye Giriş Paneli
 
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum

Hızlı Menü

Diğer Bağlantılar

En Çok Okunan Makaleler

En Çok Okunan Şiirler

En Çok Okunan Fıkralar

En Çok Okunan Hikayeler

Mayıs Ayı Belirli Günleri

 

En Çok İndirilen Slaytlar

Kitap Özetleri

Ödevler

İstatistikler

  • IP:38.107.179.242
  • Bugün:84
  • Geçen Gün:577
  • Toplam:112091

Kitap Tavsiyeleri

Edebi Bir Şahsiyet


Rabindranath Tagore
1861 - 1941
Hayatı için tıklayınız.
 

Forumda Son Durum

 
Şeytanın Oyunları

Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Şeytanın Oyunları

E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş

İnsanın yaratılışıyla Allah'a isyan eden şeytanın tek amacı, Kuran'ı Kerim'de bildirilen ayetlerden anlaşıldığı üzere insanları Allah'ın yolundan saptırmak ve kendisiyle birlikte cehenneme sürüklemektir. (Şeytan)Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım. Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." (Araf Suresi, 16- 17)  Pek çok insan farkında olmasa da şeytanın yolunda cehenneme doğru adım adım ilerlemektedir.

Kuran'ı Kerim'de geçen 'Gerçekten, Allah, Kendisi'ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.' (Nisa Suresi, 48) ayetiyle Allah Kendisine şirk koşulmasını bağışlamayacağını bildirmektedir. Ancak insanlar Allah'tan başka bir varlığa inanmadıkları için bu büyük günahtan kendilerini uzak görürler ve farkında olmadan büyük bir yanılgıya düşerler.

Oysa insanların çoğu hayatlarının büyük bir kısmını Allah yolunda yaşamak, O'nun rızasını gözetmek yerine eşinin, çocuklarının, sevdiklerinin ya da patronlarının rızasını gözeterek geçirirler. Bu aslında şeytanın sinsi bir oyunudur. Şeytan bu oyunla, insanları Allah'ın dosdoğru yolundan saptırıp Allah'a duymaları gereken sevgi, saygı ve korkuyu çevresindeki insanlara yöneltmelerini sağlayarak onların şirke düşmelerine neden olur.  Herşeyi yaratan sonsuz güç sahibi Allah ise insanları  "Ve yalnızca Rabbine rağbet et." (İnşirah Suresi, 8) ayetiyle uyarmaktadır. Elbette insanın çocuğunu ya da çevresindekileri sevmesi suç değildir ancak onları Allah'tan bağımsız birer varlık olarak görmek ve tüm hayatını onlara adamak büyük bir hatadır. İnsanların dünyaya gelme amacı ne iyi bir iş sahibi olmak, ne güzel bir aileye, çocuklara sahip olmak, ne de mal mülk sahibi olmaktır. İnsanın tek amacı Allah'a iyi bir kul olabilmektir. Yaratılış amacımız : 'Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım'. (Zariyat Suresi, 56) ayetiyle açıkça bildirilmektedir. İşte tam bu noktada şeytan devreye girerek insanları çeşitli telkinlerle Allah'a kulluk etmekten alıkoymaya çalışır. Bu telkinlerin başında duygusallık ve romantizm gelir. 

Duygusallık ve Romantizm:

İnsanı zayıflığa sürükleyen ve aklını örten bu davranış bozukluğu şeytanın en etkin olarak kullandığı yöntemdir. Özellikle karşı cinse duyulan tutkulu aşk ve romantizm masalıyla insanları Allah 'tan uzaklaştırmayı amaçlar. Bu masala inanan kişiler artık yalnızca aşklarını mutlu edebilmek için yaşarlar. Sabah kalktıkları andan itibaren sevdiği kişiyi düşünür, ona süprizler yapmayı planlar, onun için ağlar, onun için ailesinden hatta hayatından vazgeçerler. Bu tür insanlar duygusal oldukları için alıngandırlar ve kolayca kırılırlar. Bu nedenle ilişkilerinde sürekli sorunlar yaşarlar. Olaylara duygusal yaklaştıkları için akılcı düşünme yeteneğini kaybederler. Böylece nefislerinde bulunan kin, öfke, kıskançlık, bencillik gibi kötü özelliklerin ortaya çıkmasına neden olurlar. Bazı insanlar ise duygusallığı koz olarak kullanır ve bu şekilde çıkar elde etmeye çalışırlar. Aldığı telkinlerle duygusal davranışlar sergileyen bu insanlar aslında zayıf düşerek hem hayatlarını, hem ahiretlerini etkileyecek çok büyük hatalar yaparlar.

Aklını kullanan ve Allah'a iman edip sevgisini O'na yönelten insanlar ise şeytanın oyunlarına karşı uyanıktırlar. '(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.' (Araf Suresi, 201)  ayetinden de anlaşılacağı gibi iman edenler Allah'ı anarak O'na sığınırlar. Olaylar karşısında duygusal tepkiler vermek yerine akılcı ve Kuran ahlakına uygun tavırlar sergilerler. Herşeyin bir hayırla yaratıldığına inanır ve yalnızca Allah'a tevekkül ederler. Böylece hem dünyada hem ahirette sonsuz huzuru yaşarlar. Allah'a yakın olmanın ve O'na sığınmanın verdiği huzuru...

Allah Affeder Telkini:

Şeytanın diğer telkini ise Allah affeder mantığıyla insanları günaha teşvik etmektir. Allah'ın affediciliğine güvenen insanlar kolaylıkla günaha yönelirler. Ancak şeytanın unutturduğu önemli bir gerçek vardır ki: 'Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil.' (Nisa Suresi, 18)  dir.

Allah'ı seven ve O'ndan korkan bir mümin için bilerek günaha girmek ise söz konusu dahi olamaz. Şeytanın yoluna ancak onun yandaşları tabi olur. Şeytanın müminler üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktur. 'Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle, onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir.' (Nahl Suresi, 100)

İbadetleri Erteleme Telkini:

Şeytan insanların Allah'a yakınlaşmasını engellemek için ibadet etmeyi sıkıcı gösterir ve insanları ibadet etmek yerine hayatın tadını çıkarmaya yönlendirir. Bu yüzden pek çok insan ibadetlerini hep yaşlılık dönemlerine erteler.  Oysa 'Ertelemek ancak inkarda bir artıştır.' (Tevbe Suresi, 37)  ve ölümün ne zaman geleceğini kimse bilememektedir. Geri dönüşü olmayan o an geldiğinde şeytan ve yandaşları için sonsuz cehennem azabı başlayacaktır.

Şeytanın bu sinsi oyununa karşı Allah'a sığınan müminler ise hayatları boyunca yalnızca O'nun rızasını gözeterek yaşar ve ibadetlerini titizlikle yerine getirirler. 'Durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.' (İnşirah Suresi, 7)  ayeti gereği zamanlarını ibadetle geçirirler. Ansızın gelecek olan sorgulama anına Allah'ın yolunda yaşayarak hazırlık yaparlar.

Dünya Hayatını Süslü Gösterir:

Dünya hayatını çekici ve süslü gösteren şeytan insanları sürekli bu geçici mekan üzerinde planlar yapmaya yönlendirir. İyi bir eğitim almak, iyi bir işe girip kariyer yapmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, onu en iyi şekilde yetiştirmek, daha iyi evlere, arabalara sahip olmak gibi sonu gelmeyecek amaçlara yönlendirir. Böylece insanların hayatları boyunca boş işlerle meşgul olmasını ve Allah'ı unutmalarını sağlar.

'Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.' (Ankebut Suresi, 64) ayetinin bilincinde olan müminlerin ise tek amacı Allah'ın razı olacağı hayatı yaşamaktır.

Sonuç olarak şeytan pek çok yolla insanları Allah'ın yolundan alıkoymaya çalışır. Bu sinsi oyunlardan sadece Allah'ı seven , Allah'ı anan, O'na sığınan ve yalnızca O'ndan korkan müminler korunabilirler. Şeytana uyup dünya hayatını seçenler ise tuzağa düşenlerdir.

'İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: "Doğrusu, Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtaracak değilim, siz de beni kurtaracak değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azap vardır.'(İbrahim Suresi, 22)


Yazar: Altuğ Öztürk

852 kez okundu.


Tavsiye Et

Yazarımızın Diğer Yazıları...   

İlgili Yorumlar...    Yorum Yaz

Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız.


Kalemin Gölgesi Edebiyat Dergisi Yazar Üyeler İçin Kullanım Klavuzu

Google da Arama

Yazarlarımız ( ... )

Yzr Akın AKINCI
" Gençliğin Sonu Mu Ne ? "
Abdulkadir NİRİBÎ
" Allahü Teâlâyı Bilirmisin? "
Adnan DENİZ
" Gelecekteki Yalnızlık... "
ALP AKÇA
" Acı Bana "
Altuğ Öztürk
" Gerçek İnanç "
Arif ÖZDEMİR
" Dil ve Kültür Üzerine "
Arzu Koçaklı
" bir nefeste ölmek "
ASLIHAN ÇAĞLAN
" Annem "
Ayhan Yalçın
" Hüzn-ü Gûlizârım "
ayse ceylan
" Bekleyen Bir Yürek "
Ayşe Mine Tuna
" Her Duygu Sen "
ayşe nur sal
" Yakılan Yüreklere "
ayşegül aşkım karagöz
" ___Lirik Kuşlar ___ "
Ayşenur DEMİRCİ
" Sahi Nasıl Sevdim "
BARIŞ GÖKSÜ
" AŞK GİRDABI "
Bekir ÇAĞLAYAN
" Bizler "
Beyhan AYDOĞAN
" AH YÜREĞİMİN SEGAH MAKAMI "
Bilal YILMAZ
" YERYÜZÜNDE HUZUR "
Blue Bird
" Mavi Kuş "
Dilaver AYYILDIZ
" ÜRKEK BİR KÖY ÇOCUĞU "
Emin KEVEN
" Kalemin Gücü "
Emine GÖÇER
" Dünya Küçüldü "
Emre Atasoy
" Mutluluk Diyeti [Kalemimden] "
Erdi İPEK
" Kandın Damarım da ve Kanadım! "
Fatih Bar
" Bilgi "
Fatma Türkdoğan
" Dostluk ve Muhabbetle "
Ferdi AKBAŞ
" Bilmiyorum "
gelincik göçmen
" Bir Tek Gülüşüydü Beni Dünyanın En Mutlu İnsanı Yapan,Ben Gülüşü Kaybettim. "
gülseri yavuz
" İşi Bilmek "
Hüzün Çiçeği
" Aklınızı mı Yoksa Kalbinizi mi Didikletirsiniz? "
İbrahim Akın
" Kadrolu Din Adamı Olunmaz "
İsmail Türkdoğan
" Falcı "
Jale Nur Turgut
" Yaşamak, Tırmanmaktır "
Kadir YATAĞAN
" BİR DESTANDIR ÇANAKKALE "
mehmet burhan
" Türkler Transformers'ı Çekmiş Olsaydı "
Mehmet ÖZKAN
" İksir "
mehmetreşat kaya
" Ölüme Biz Aşkı Yazdık "
Merve Şener.
" 92'nin Çocukları "
Meryem Arslan
" Zaten Yoktular(Şairden İlhamla) "
Meryem Tuna
Metin Çölaşan
" Eski Asfalt "
Metin YALÇIN
" Kırgın "
Muhammed KAYA
" Anlamak "
Mustafa ÇAVUŞOĞLU
" Vatan Sevgili Asker "
Nuray Kaçan
" Sevdiceğim "
Nurten KARAKAŞ
" HAYATA BİR FARKLI BAKIŞ "
Orhan Bozgan
" A'na İsyan "
Öznur UÇAN
" Yağmur "
Ramazan AKINCI
" Gecenin Izdırabı "
Recep Akıl
" İLGİLİSİNE "
Refik Mert UYKUSEVEN
" Atatürk İçin 19 Sayısının Önemi! "
Semra BİLGİN
" Basık Gök "
Serdal Akyazı
" Aşk... "
Serpil GÖKYOKUŞ
" Hayatın renkleri "
Sibel Kaya
" Geçmiş Zaman Erkeği "
Sinan KARAKAŞ
" Emeklileri Mahkemeye Yollamayın "
Suheyl Okur
" Nefis "
süleyman dervişoğlu
" Çılgın aşk "
Sümeyye KILINÇ
" Başlıksız "
şuheda karagöz
" 'Ve' ile bir düşünce "
TALİP ADIYAMAN
" Ana Dilde Okuma "
Tolga KAYASU
" Eğitim Şart "
Tolga POLAT
" Bilmediğin İnsanların Ellerindeki Neşter "
Tuğba GİRGİN
" HASRET "
Yaren Jale Engin
" Aşk "
Yılmaz Barıtlı
" Haliç'te Akşamın Kızıllığı "
Zeynep Reyhan
" Çalmadan Gir İçeri . . "
Zeynep ULUER
" Yenilmeyen "
Ziya Karakoyun
" Yaşamaktı Günü Dünü Unutana "
Yazarlık Başvurusu

Site İçi Detaylı Arama

Dost Linkler

En Son Giriş Yapan Üyeler

     

    Edebiyat Takvimi

    (Tümü...)