"Bir yarayı en kötü ne kanatırdı?"
İlk kesiği yaşayan bir deri o ikinci bozgunda hücrelerini nasıl salardı mücadeleye,
O eski gücü hala yerinde midir?
Yoksa yalnızca akan kanın acısıyla kabuk bağlayan yara "dayanıyorum" iç güdüsüyle yalan mı söylüyor bize?
"Dayanabilmek" en ağır darbeye bile.En acı kaybedişlere rağmen ayakta durabilmek,içindeki bütün baş eğişler karşısında.
Bütün yaraları onarmaya çalışan bir doktor bulunsa da,kan kaybına çözüm bulamayan o duygusal boşluğa bir çözüm yoktu.Onda seçenekler kısıtlıydı.Onda
"Ya o vardı ya o."
Mucizeler;eski Türk filmlerindeki tesadüfler,yoktu bu doktor odasında.Masallar,çocuk salıncağından çıkana kadardı.Müzikler o acılara acı kattığı zaman müzikti
yalnızca.Acı büyük kesiklerin bıraktığı kalıcı yaralarda vardı.Kendini yenileyebilen güçlü hücrelerde can bulurdu umutlar.Onarılmayan bir cam kırığının sonu çöp bidonuydu.
Eski haline dönemeyen kağıt kesiklerinin geleceği;
yeni bir dönüşüm kutusunda.
Yaralar vardır,bir yarabandının altında umutlu mücadele verir;iyileşir on binlerce umudu vardır yarına,birleşir çaba harcarlar ;iyileşsin diye.
Yaralar vardır ,ne dün yaşadıklarındır kan kaybına sebep olan ne de yarın yaşayacakları onu hayata bağlayan...
Yaralar vardır.Acısını ilk kesiğinde hissedince on binlerce şeyin bir anda içinden koptuğu,devamındaki kısa kesiklerin daha ağrısız ve daha sakin oluşu.Bir anda
kendini toparlayışı vardır ,hazmettikleri vardır dikiş izlerinde.Dinlenmesi gereken hassas bir beden gibi,iyileşmesi gereken hasta bir ruh vardır.
Büyük ağrılar vardır,can pahasına çekilen.Dokunsan patlayacak kesikler vardır;kocaman,kan toplamış.Dikişleri hala taze hasta bir beden vardır.
kırılgan...
Kendini toparlar ama acı unutulmamıştır.Değişen zamandan o vardır orda kalan.O kesiğin ne ilk acısı unutulur,ne de o acının ilk oluşu.Tam iyiyim dediği zaman
rüyalardan bir kahraman çıkar,sonra bir canavara dönüşür,ardından bir patolog gibi acı çekeceğini düşünmeden o kesiğe yumulur.
Gözü dönmüş bir intikam ferdinin bakışlarını andırır.
Bir kesik daha atar neşteriyle,
o yara kabuğundan ayrılır.Ve uzun zaman iyileşemez.
Ne kan kaybının çaresi vardır,ne de o yarayı ikinci kez dikebilecek bir doktor.Ona yalnızca bir çözüm vardı.
"ya o olmalıydı ya o."
Ama bir katil can kurtarıcı olamazdı artık.
Çakının ardı ardına açtığı yaralar onarılırdı ama neşter ikinci bir doktora bile şans tanıyamazdı.O yara kabuklarıyla o kabuk da içindeki binlerce hücreyle savaşamazdı.
Kalabalık bir orduya rağmen ufak bir darbe karşısında mücadele etmekten yılmayan cesur bir savaşçı gibi olamazdı;
yazık..!