|
|
|
Hızlı Menü |
|
|
Diğer Bağlantılar |
|
En Çok Okunan Makaleler
|
|
|
|
En Çok Okunan Şiirler
|
|
|
|
En Çok Okunan Fıkralar
|
|
|
|
En Çok Okunan Hikayeler
|
|
|
|
Mayıs Ayı Belirli
Günleri
|
|
|
| |
En Çok İndirilen Slaytlar |
|
|
|
Kitap Özetleri
|
|
|
|
Ödevler
|
|
|
|
|
İstatistikler
|
- IP:38.107.179.240
- Bugün:84
- Geçen Gün:577
- Toplam:112091
|
Kitap Tavsiyeleri
|
|
|
Edebi Bir Şahsiyet
|
|
|
|
|
Forumda Son Durum
|
|
|
|
|
|
|
|
|
RAMAZANA DAİR |
|

Ramazan, ayların en şereflisi. Vaktin en bereketli geçirildiği, ya da geçirilmesi gereken ay. Duaların icabete en yakın olduğu zaman, sabrın bitmediği, şükrün ayyuka çıktığı ay… Cimrinin cömertliğe terfi ettiği, merhametsiz kalplerin merhamet tattığı, katı kalplerin rikaklaştığı ay… Namazların Miraç heyecanıyla kılındığı, oruçların Kevser havzı özlemiyle açıldığı, ay. Rahmetin ve Mağfiretin sağanak, sağanak yağdığı ay kısacası… Peki, bu şuurda düşünen kaç kişiyiz. Haydi, kaldıralım parmaklarımızı. Hangimizin Ramazanı bu kıstas da geçiyor. Hepsi değil kısmi olarak bile hangisini yapabiliyoruz… En cüzi olanı Ramazanı bağışlama ayı olarak kavrayabildik mi? Otururken, yatarken, kalkerken, yürürken vs. Allah’ı zikrediyor muyuz? İstiğfar diliyor muyuz? İnfaklarımızın ölçüsünü birazcık da olsa artırdık mı? Hala kalp kırıyor muyuz? İftar sofralarımızı Fravun ve hanedanının sofraları gibi mi kuruyoruz? Doyduktan sonra kalbimizi ve ellerimizi açıp “Rabbim sana hamd olsun” diyebiliyor muyuz? Sofralarımızı yetimlerle, öksüzlerle ve dünya nimetlerinden mahrum olan kardeşlerimizle paylaşıyor muyuz? Ramazan, ayların en bereketlisi, vaktimizi hatta anımızı titizlikle geçirmemiz gereken ay. Duygularımızı cennet atmosferine taşıyacağımız, bir göğüs cennet soluyacağız ay… Cehennemden korunacağımız en çok korkacağımız ve en çok af dileyeceğimiz ay… Efendimiz Rasulullah (sav)’şöyle buyuruyor “ Ramazan ayında şeytan ve cinler zincire vurulur” Oh! Var mı bundan güzel bir şey? Onlar zincirde, zindanda bizi kandıracak, yasak ağacı cazip gösterecek kimse yok… Ama bence daha fazla sevinmeyin kardeşler. Neden mi? Çünkü şeytan nefislerimizle ateşkes imzaladı çoktan, Şeytan yok ama nefislerimizi taşıyoruz enselerimizde onların şeytanlığı yetmez mi sizce? Şeytanı suçlamak insanoğlunun kurtuluş kapısı ama yok öyle dava kardeşler şeytan ve nefis işbirliği içinde şeytan bir süreliğine yok olsa da devreye nefislerimizi sokuyor, göreve nefislerimizi atıyor. Öyleyse, her şeyden önce nefsimizi dizginleyelim onu atalım zindana prangalar vuralım ayaklarına. Akan gözyaşına acımayalım unutmayalım ki, onun akıttığı timsah gözyaşı… Nefislerimizi zindana atmadan, yetmedi darağacında sallandırmadan ne Ramazanın ne de yaşamın bir değeri var. Âdem (as) gibi boynumuz bükük mahcup şu duayı dilimize alıştırmalı kalbimize kabul ettirmeliyiz. “Ey Rabbim ben gerçekten nefsime zulmettim eğer ben affetmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum” Hepinizin Ramazanının Ramazan gibi geçmesi duası ile selametle kalın…
Yazar: Nur özben
808 kez okundu.
Tavsiye Et
|
|
Yazarımızın Diğer Yazıları...
|
|
|
|
|
|
Google da Arama33> |
|
|
|
|
|
|
|