Ne kadar sevebilirdi bir insan?
Karşılıksız,hayatına hükmedemeden,uzaktan,ne kadar daha dayanabilirdi,kalbinin zamansız çarpıntılarına?
Çok seviyordu o,kimseyi umursamadan sürer giderdi sevgisi gün be gün büyürdü içinde.Sulamaya bile gerek görmeyen bir çiçek gibi büyütürdü kendisini.Sevdi mi öyle severdi,sevdi mi başka severdi o.Geceleri uykular uykusuz kalırdı,gecenin en doğal ışıkları bile onunla beraber gündüzü bekler sonra çeker giderdi.Herşeyi dinleyendi onlar,bütün dilekleri karşılıksız kabul edilmesine sebep olanlardı.Yazıları hep onu söyler,rüyalarında hep onu konuşur,masallardaki prensesi oynardı;çocuk gibi.
Sonra bir gün amansız bir saat ilişti kalbine,içindekini söküp aldı,kanadı sol tarafı,bağırdı,haykırdı.Kimse duymadı çığlıklarını.Uzun bir süre öyle kaldıktan sonra kendine geldi.Öncesini düşünmedi bile,aklının ucuna bile ilişmedi.
Sevgi bile bir yere götürürdü insanı.Sonrası sadece hikayeydi.O varken ne kadar güçlü kılarsa insanı yokluğunuda bile o kadar mahvederdi.
O,sevgisinin yitip gittiği gün anladı ki bir daha sevemezdi.O sevgi gücünü bulamazdı çünkü;
Korkunç bir gerçek öğrendi kendisiyle ilgili,kimseye söyleyemedi....