|
|
|
Hızlı Menü |
|
|
Diğer Bağlantılar |
|
En Çok Okunan Makaleler
|
|
|
|
En Çok Okunan Şiirler
|
|
|
|
En Çok Okunan Fıkralar
|
|
|
|
En Çok Okunan Hikayeler
|
|
|
|
Mayıs Ayı Belirli
Günleri
|
|
|
| |
En Çok İndirilen Slaytlar |
|
|
|
Kitap Özetleri
|
|
|
|
Ödevler
|
|
|
|
|
İstatistikler
|
- IP:38.107.179.242
- Bugün:81
- Geçen Gün:577
- Toplam:112088
|
Kitap Tavsiyeleri
|
|
|
Edebi Bir Şahsiyet
|
|
|
|
|
Forumda Son Durum
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Akşam |
|

Akşamın kızıllığı
çökmeye başladığında Dünya’nın üzerine ağır ağır, gün boyunca süregelen
hay huy ve koşuşturmaca da yavaşlamaya, ilerleyen vakitle birlikte
giderek durgun bir hal almaya başlar. Zaman artık sanki daha yavaş akar.
Özellikle de yaşı ilerlemişler ve yalnızlar için…
Akşamlar hüznü çağrıştırır çoğu zaman, ölümü…
Ayrılıkların acısını, gurbeti… Uzakları, kaçıp gitmeyi… Bırakmayı her
şeyi… Özlemeyi, özlemlerini insanın…
Duygu yüklü bir andır günün batmaya başlayıp
yavaş yavaş geriye çekilerek yerini akşamın o tül mavisi rengine
bırakması. Kısacık da olsa şairler için en verimli zaman dilimidir akşam
vakti. Şairane bir tavrı vardır çünkü o iki anın birbirini
selamlamalarının.
Oysa gecenin yerini gündüzün aydınlığına
bırakırkenki o anlarda aynı şiirselliği bulmak mümkün değildir. Akşam
vakti hüznü ve çağrıştırdıklarını temsil ederken, ikincisi hayatın ve
umudun temsilcisidir. Biri bitişlerin, diğeri başlangıçların simgesi…
Şairler içinse başlangıçlar değil, bitişler ilham vericidir, çoğu zaman.
Çünkü bitmek demek hüzün demektir. Hüzünse şairleri her zaman
cezbetmiştir. Bu yüzdendir ki şair milleti akşamı ve onu takip eden
geceyi daha çok sever.
Başlangıçlar, bitişler… Hayat ve ölüm… Siyah ve
beyaz… Akşam ve gün… Hepsi bir birinin karşıtı… Karşıtların birliği…
Biri olmalı ki diğeri de olsun. Birinin olmaması durumunda diğerinin
hiçbir anlamının olmayacağı gerçeği karşısında insanın söyleyebileceği
ne var?
Akşam zaman içinde özel bir zaman… Melankolik
bir halin cezbesine gireceğini bile bile, yine de o hüznü yaşamak
isteyişindeki hevesi anlayabilmek için insanın illa şair mi olması
gerekir? Sıradan insanların da bu özel zamanın tadını bir şekilde
çıkartmalarının önünde ne gibi bir engel olabilir?
Her insanın, akşamların o her mevsim değişik
tadını ciğerlerine çekmesinin önünde hiçbir engel yok aslında. İnsan
istesin yeter... Elinde bir bardak çay olmuş, olmamış, fark etmez. Bir
deniz kenarında, ya da dağda, bağda… Bir cam kenarında veya iş dönüşü
yolda, kaldırımda… Neredeyse… Günün akşama kavuştuğu o anda birkaç
dakikalığına kafasını kaldırıp mola versin hele bir. Akşamı mutlaka
görür. Görür ve doyasıya yaşar.
Yazar: Recep Akıl
958 kez okundu.
Tavsiye Et
|
|
Yazarımızın Diğer Yazıları...
|
|
|
|
|
|
Google da Arama33> |
|
|
|
|
|
|
|