Gizlenmiş ve susturulmuş bir istek
Odanın eşiğinden sessiz sedasız geçecek
Özü sözü doğru bu temiz kadın
Yüzü en ideal saflıkla çizilmiş
Hem suçlu hem suçsuz başını ıslak sayfaların arasına saklayacak
Istırabın yıldırımıyla vurularak yere yuvarlandığı zaman
Ağırlaşan göz kapaklarını ah son bir defa açıp da
Sonsuzluğa doğru gidişinde kanatlarının hâsıl ettiği rüzgâr
Alnını kamçılarken her şeyden vazgeçiş
Ne içli bir gurur
O nasıl bir kendini unutuş
Sel yatağı misali çukurlaşmış göğüs
İhtirasla alev alev yanan sayfalar
Safir kanatlar yakut salkımlar
Sıcak memleketlerin keskin ışık dalgaları
Yormayan parıltı
Yumuşak sakin alçak gönüllü renkler
Kışın dondurduğu altın ışıkların yağmur misali yağarak
Döllenmeyi bekleyen toprak
Tenin pembeliğini alan mermer
Tabiatın muazzam kımıldanışı
Muhayyile öylesine sıcak
Gölün kıyıları boyunca toplanmış çocukluk hatıraları
Titrek kanatlı atı üstünde rüya âleminde yolculuk
Kavalın ahlarından dökülen kelimeler
O kadar kokulu ve çiyle o kadar ıslak ki
Ormanların kenarlarındaki yosunlar
Çit içindeki bir şakrak kuşunun hüzün dolu nağmeleri
Işık içinde altın arılar gibi hafif sesler çıkararak uçuşan kelimeler
Bülbülün çilemesi tarla kuşunun ses titreyişi
Rüzgârın yanıp yakılışı
Sabahın kızıllıkları ile pembeye boyanan sisler ortasında
Kır kokulu yabanî küçük çiçekler
Od içinde yüce bir çığlık
Ruhsuz kelimeler gürültüsünün yapamadığını ormanların mırıltıları haykırıyor
Bırak çiçekler parıldasın fısıldasın ağaçlar
Çiçekler yalan söylemez hiçbir zaman
Sessiz toprağa kurşun gibi ışıklarını döken güneş
Etraf alev alev ağustos böceklerinin şarkılarıyla dans ediyor mısralar
Rüzgârın boğuk bir sesle ürperttiği kımıldattığı dallar
Bir kuş cıvıldar arasında görünmeyen
Hızlı bir kanat vuruşu siz yaklaşırken
Akşam olur dumandan sorgucu ve keskin sesiyle bir tren katarı
Geçer ufuktan şehre döner yolcular
Gümüş çıngıraklarıyla inci çiçeğinin
Güzel pembe süpürge otunun
Yabanî bütün otların gelip katıldığı küçük demetiniz
Gözlerden uzak yapayalnız
Saf kokulu menekşeler
Meşelerin dibinde geçen sonbahardan arta kalmış
Kuru yaprakların altına yarı gizlenmiş menekşe
Seyrek yapraklı dallarda ışıklı yorgunluk
Kayıtsız ve kasvetli tabiattan hiç teselli yok
Ancak ebedî istirahat ve kar misali soğukluk
Semra Bilgin