Her gün birileri bir şeyler yazıyor. Gazeteler, dergiler
hatta her gün yeni kitaplar çıkıyor ama bu yazılanlar hangi amaçla yazılıyor
hiç düşündünüz mü?
Bu kapsamda amaçlar çeşit çeşit ama toplumu eğitmek için
yazanların sayısı oldukça düşük ya da toplum için yazdığını düşünüyordur ama kullandığı
kelimeler, cümleler kısacası dili halkın anlayabileceği cinsten değildir. Hep
dillendiriyorlar bu halk okumuyor diye ben de hep söylüyorum onlara kendinizde
hiç suç aradınız mı ? Oturduğun yerden yorum yapmaktan kolay bir iş yoktur.
Elini taşın altına sok deyince kimse yanaşmıyor.
İlk kitabım için yayınevi ararken oldukça edebiyatçıyla
temas halindeydim. Çoğunluğu edebiyatın uzun uğraşlar sonucunda olacağını biraz
daha çalışmamı söylediler. Peki şöyle söyleyeyim onlar çalıştı da kaç kişi
okudu? Okuyan kişiden kişiye fark vardır evet katılıyorum ama böyle böyle
halkımızı bilinçlendireceğiz. Halkımız zaten okuma fobisi olan bir halk biz bir
de edebiyat yaptık mı iyicene soğuyor.
Okullarda neden en sevilmeyen ders edebiyattır hiç düşünüyor
musunuz bunları? Edebiyat bizim edebiyatımız kültürümüz neden sevilmiyor
bunları hiç düşündünüz mü? Öğrenciler edebiyatı sevmiyor deyip bir kenara
çekilmek olmaz. Benim ne hocalarım oldu tüm derslerde uyuyan ama edebiyatı
zevkle dinleten hocalarım oldu ama ne hocalarım da oldu edebiyat dersinde
horultular arasında ders işlemek zorunda
kalan. Halkı tanımak çok önemli.
O Müslüman o Hıristiyan yok onun gözü mavi bunun burnu uzun.
Yok arkadaş eğer bir yazar belirli bir kesime yazıyor ise o yazar değildir.
Çünkü yazar evrensel bir kelimedir ve adı üstünde evrensel yani herkese hitap
etmeli. Öbürü nedir ? Egoisttir bence. Çünkü kendi çevresinin anlayabileceği
şekilde yazıyor ve o çevre onu anladığı için onu destekler. Tanıdığımız insanlar zaten bizi destekler.
Önemli olan tanımadığın insanlardan destek almaktır. Başlarda sıkıntı
çekebiliriz ama böyle böyle bu halkı bilinçlendireceğiz.
İçimden yazmak geldi yazdım veya yazamasaydım edemezdim
diyen bir çok entelektüel insanımız var. Halbuki onların görevi halkımıza yön
çizmek olmalıydı. Kendi bencil zevklerini anlatmak değil, halkımızın derdine
divane olması lazım.
Akşam yediği havyarı ya da ördeği değil pazar da domatesin
neden pahalı olduğunu yazmalıdır. Eğer yazar halkını yansıtmazsa halk onu
sevmez. Bazıları halkı düşünmüyor parasını nasıl olsa alıyor. İşte bu kişilere
de medya patronları yapacağını yapmalıdır.
Sanatın sanat için yapılabileceği yerler de vardır.
Yapabileceğiniz yer de yapın bunun sonuna kadar arkasındayım ama bir gazetedeki
köşende yani halkın olduğu yerde sanatı toplum için yap.
Sanat hem sanat için yapılmalıdır hem de toplum için. Önemli
olan yer ve zaman. Bu ince ayarı iyi yapmak lazım. Ben havyar yemeyi seviyorum
diyebilirsin. Ye kardeşim afiyet olsun hele hele yerli havyarsa helali hoş
olsun. Ama gidip de yok şuranın havyarını şuranın şarabıyla içtim yedim diye
köşende yazma orası halkın bilgi alanı halkına sırtını dönme.
Senin orda olmanı sağlayan halan, amcan, teyzen olabilir ama
indirecek olan halktır. Bak tarihe padişah bile olsa halk onu bile indiriyor sen
kimsin?
20,05,2010