Aslında bir çoğumuz bu soruyu sorarız ve cevap veremeyiz.
Neden geyik muhabbeti denir, neden geyik vs vs sorular böyle çoğalır. Geçen gün
benim de aklıma takıldı. Biraz araştırmayla başladım bazı bilgiler elde ettim. Şöyle
başlayalım.
Neden geyik muhabbeti yaparız?
Bu biraz eskilere dayanıyor. 1900 lü yıllarda dünya da hızlı
bir sanayileşme görülür. Bununla beraber ülkeler arasında ekonomik rekabet ve
bunun doğurduğu sonuçlar görülür. Ham madde yarışı, teknoloji yarışı ve
bunların tetiklediği sömürgecilik. Hayliyle ülkeler arasında böyle bir yarış
var iken rekabetten doğan savaş da kaçınılmaz olur. 1914 de patlak veren
1.Dünya Savaşı’nın temel sebebi ekonomik yarış. Bu savaş ülkeler bir yana
insanlara oldukça zarar vermiştir hem maddi hem manevi. Manevi boyutu daha
fazla olacaktır ki bir çok insanın psikolojik sorunlar yaşadığını görürüz.
Tam bu sırada edebiyatta Dadaizm akımı açığa çıkar. Hiçbir
kural tanımayan, akıl dışılığa ve anlaşılmazlığa sapan bir sanat akımıdır.
1.Dünya Savaşı sonrasında Tristan Tzara öncülüğünde ortaya çıkmıştır.
Dadaistler, her türlü sanat ve edebiyat kuralına karşı çıktıkları için sanat
anarşisti sayılmışlar.
Dünya yerinde durduğu gibi durmadığından 2. Dünya Savaşı’nda
patlak vermesi kaçınılmazdı. Dünya yine bir savaş buhranı için girmiştir. Daha
1.Dünya Savaşı’nın yaralarını saramayan insanlar bir savaşla daha yıkılmışlardır
ve bu seferki yıkımlar daha ağır olmuştur. Gerek maddi yönden gerek ise manevi
yönden.
Bu sefer de 2.Dünya savaşı’nın yarattığı yıkım sonucu doğan
sanat ve felsefe akımı egzistansiyalizm( varoluşçuluk) ortaya çıkmıştır.
Varoluşçulara göre insanın kendisini yaratması ve aşması gerekir. Bunun için de
insan, asıl varoluş gerçeklerine dönmelidir. İnsan, kendini aramalı, varoluş
gerçeğini bulmalı, kendi özünü elde etmelidir.
Ve bunlar yetmiyormuş gibi bir de patlak veren Soğuk Savaş
dönemi. İnsanlar artık iyicene bunalmış, harap olmuştu. Özellikle de psikolojik
olarak oldukça zarar görmüşlerdi.
Dünya’yı etkileyen bu genel savaşların yanında bir de ulusal
kurtuluş savaşları. Ülkemizdeki gibi Kurtuluş Savaşı’mız gibi bir çok ülkenin
bağımsızlık savaşları. Kıbrıs Savaşı, Kore Savaşı…. Savaş, savaş artık insanlar
bu kelimeden iğrenir oldular.
Bu kadar savaş buhranları içinde yok olan psikolojiler boş
şeylere yönelmeye başladılar. Hayatları amaçsız şekilde yönlendirmeye
başladılar. İşte geyik muhabbeti dediğimiz o boş uğraş bu yollar da ortaya
çıkmıştır. İnsanların savaşlar ve hayat zorlukları arasında sıkışmış
hayatlarından. Bozulan psikolojilerden doğmuştur.
Şimdi bile çıkın sokağa gençler zor olanla uğraşmak
istemiyorlar bile. Hayatlarını boş geçiriyorlar bir amaç çerçevesinde değil anı
değerlendirmek için yaşıyorlar.
Peki neden geyik?
Aslında geyik hayvanına acıyorum bu yakıştırmaya maruz
kaldığından. Hiçbir hayvan bu tür saçma işler için kullanılmamalıdır lakin bu
vakitten sonra elden ne gelir. Her hayvan, her canlı bu dünyaya bir amaç için
getirilir bu tür saçma bir şey için hiçbir canlının alet olmasını istemem. Geyik
olayına gelir isek. Sanırım bu olayın sorumlusu Baron
Münchausen.
St.Petersburg balmumu heykel sergisinin sergi organizatörü
Jale Kuşhan, halkın dilinde dolaşan "geyik muhabbeti" sözünün de
Münchausen'den geldiğini söyledi. Münchausen'in, hikayelerinden neden
"palavracı" olarak anıldığının anlaşıldığını belirten Kuşhan,
"Baron Münchausen, Alman asıllı bir hikaye yazarı. Baron, o yıllarda halk
arasında 'palavracı' olarak biliniyor. Türkçe'ye çevrilen hikayelerinden okuduk
ve gerçekten Baron'un yazdığı hikayelerin palavra olduğunu anladık. Mesela bir
hikayesinde, 'Bir gün ormanda avlanmaya gittim ve karşıma bir geyik çıktı.
Cephanem bittiğinden dolayı geyiği avlayamadım. Geyik de bana alay edermiş gibi baktı ve
bende kiraz yiyordum. Kirazın çekirdeklerini tüfeğe koydum ve alnının
ortasından vurdum. Geyik ilk başta biraz tökezledi ama kaçmayı başardı. Bir yıl
sonra ormanda avlanırken bir geyik gördüm. Baktım geyiği tanıdım. Çünkü alnının
ortasında kocaman bir kiraz ağacı vardı. Geyiği avladım ve kirazlarından yedim.
Hayatımda yediğim en tatlı kirazlardı onlar' diye anlatıyor. Baron'un diğer
hikayeleri de bunun gibi asılsız. Halk arasında 'geyik muhabbeti' sözünün
Baron'un bu hikayelerinden geldiği söyleniyor" dedi.
Açıkçası bu bilgiler internetten. Ansiklopedilerde neden
geyik muhabbetine neden geyik muhabbeti denir türünden bir bilgi yok. Varsa da
ben görmedim. İnternette bulduğum bir diğer bilgi ise;
geyik muhabbetinin asil kökeni geyiklerin baş başa verip çene
takırdatmasından ileri gelir. olay şöyle; ren geyikleri kisin ahırlarında üşüdükleri
zamanlarda birbirlerine iyice sokulurlar, ancak boynuzlar birbirlerine çok iyi
temas etmelerini engellediği için yine de çok yanaşamazlar birbirlerine ve üşürler.
haliyle çeneleri titrer ve sanki kafa kafaya vermişler de konuşuyorlarmış
izlenimi yaratır görüntü. iste geyik muhabbetinin asil kökeni budur
bir diğer bilgi ise
geyiklerin çok soğuk havalarda daha öncede yazılmış olduğu gibi donup ölmemek
için bir araya toplanıp genelde çembere benzer bir şekil alıp nefes alıp
vererek ortamı ısıtmaya çalışmaları insanların da bir araya toplanıp onlar gibi
ağızlarını oynatmalarına benzetilmiş.
Türlü türlü bilgiler dolaşan internette konu ile ilgili
mantığa yatkın olarak bu bilgileri buldum.
Hatta Sponge Bob’ un yaratıcısının bir röportajı vardı o nu
da bulsam paylaşmak isterdim ama bulamadım. Aklımda kaldığı kadarıyla. Çizer
eğlenmek için bir şeyler karalıyor ve bu kadar aptalca şeyi insanların sevebileceğine
ihtimal vermiyordu ama tuttu. O kadar aptal şeyler izlenme rekorları kırıyor.
Sponge Bob’ un da geyik muhabbetinden aşağı kalır yanı yok.
İnsanlarımız geyik muhabbetini bir ihtiyaç haline
getirdiler. Yapamadan edemiyorlar. Yorucu hayat tempolarında nefes almak olarak
algılıyorlar geyik muhabbetini. Halbuki bu olay belirli bir süre ile kısıtlı
kalsa içim yanmayacak. Her dakika geyik yapan insanlarımız hayatlarını amaçsız
yere harcıyorlar farkında değiller. Ve bu yüzden hep birileri tarafından
kontrol ediliyorlar. Çünkü amaçsız yaşıyorlar.
07.05.2010